Kütahya'nın Gediz ilçesindeki Murat Dağı'ndan doğarak Uşak ve Manisa'dan geçip İzmir’den denize dökülen Gediz Nehri, sanayi ve tarımsal atıklar nedeniyle ciddi kirlilik tehdidi altında.
Gediz Nehri’nin 401 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan bu kirlilik, özellikle İzmir’de hem tarımı hem de Körfezi ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. Bu büyük çevre sorununa karşı çözüm yollarını konuşmak üzere Manisa’da, “Hayat Suyu Gediz” başlıklı bir panel düzenlendi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisa Kent Konseyi, Şehzadeler Kent Konseyi ve Yunus Emre Kent Konseyi tarafından düzenlenen panel, Adem Sarıkaya’nın yönettiği “Gediz’in Bitmeyen Kavgası” isimli belgesel gösterimiyle başladı.
Gediz ölüyor, Gölmarmara kurudu
Sarıkaya’nın belgeseli, Murat Dağı’nda 2019 yılından itibaren altın madenine karşı verilen mücadeleyle başlıyor. Sırasıyla, Uşak, Manisa ve İzmir’de Gediz Kirliliği’nin etkileri işleniyor. Tamamen kuruyan Gölmarmara’da bir zamanlar kilolarca sazan balığı tutan yaşlı balıkçının ağlamaklı bir halde söylediği, “Zenginleri şikayet edemezsin, olan garibanlara oluyor” sözü içinde çok şey barındırıyor.
Paydaşlarla daha fazla işbirliği
Belgeselin ardından yapılan “Hayat Suyu Gediz” panelinde açış konuşmasını yapan Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu Sözcüsü ve Gediz Kirliliği Önleme Koordinasyonundan Ramis Sağlam, Gediz Kirliliği üzerine çok sayıda toplantı, konferans ve kampanya yapıldığını hatırlatarak bundan sonrası için halkı da katarak değişik kurumların işbirliği yapmasının şart olduğunu vurguladı. Dünya üzerinde her yıl 844 milyon insanın temiz suya ulaşamadığını, 830 bin kişinin de temiz suya ulaşamadığı için yaşamını yitirdiğini belirten Sağlam, "İşte bu yüzden Gediz Kirliliği bir bütün olarak ele alınmalıdır. Gediz’i kirletenleri rahatsız etmeliyiz. Gediz kirliliğini yaşayanlar olarak, Kütahya’da, Uşak’ta, Manisa’da ve İzmir’de yan yana gelip birlikte mücadele etmeliyiz. Gediz ölüyor, Menderes ölüyor, Ergene ölüyor. Ülkemizin dört bir yanındaki nehirler, göller kuruyor. Mücadeleyi ortaklaştırmalıyız” dedi.
"Çalışmalarımız hızla devam ediyor"
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Ali Kılıç, çalışmalarıyla ilgili bilgi verirken, yürüttükleri çalışmada denetim yetkisinin Çevre Şehircilik Bakanlığı’nda olduğu bilgisini aktardı. Kılıç, “Manisa’nın altyapısının dijital haritasının çıkarılması ve hidrolik modelleme çalışmalarını başlattık. Havza içerisinde su kayıplarını önlemeye yönelik projelerimizi sürdürüyoruz” dedi. Kılıç, konuşmasını, “Muradiye bölgesinde büyük bir altyapı projesine başladık. Gördes ve Salihli’de yürütülen çalışmalarla temiz su temininin kalıcı hale getirilmesini hedefliyoruz” diye konuştu.
Gediz Kirliliği hepimizin sorunu
İzmir Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, Körfez kirliliği ve Ağıl Deresi üzerine yaptığı konuşmasında, “İzmir Körfezi’nde yaşanan kirlilik sorununu, Gediz Nehri’ndeki kirlilikten bağımsız görmüyoruz. Gediz’in kirliliği körfez için hayati önem taşıyor.
Gediz’in temizlenmesine yönelik çalışmaların bölgesel çevre açısından kritik bir rol oynuyor. İşte o yüzden Gediz’in kirliliği hepimizin ortak sorunu” dedi.
"Ortak çaba ile Gediz’i kurtarabiliriz"
Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin, derneğin kuruluşunun 19. yılı olduğunu hatırlatarak başladığı konuşmasında, eski Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’nun 2009’da “Gediz Kirliliği”ni çözme sözünü hatırlatıp gazete manşetlerini paylaştı. Derneğin kampanyadaki faaliyetlerini anlatan Gültekin, “Çalışmalarda öğrencilere ve gençlere yer vermeye çalışıyoruz. Geçmiş deneyimlerimizle bugünkü çalışmayı birleştirmek istiyoruz” dedi.
Soru-cevap bölümünde söz alan Manisa Çevre Derneği yöneticileri ve vatandaşlar, çalışmalar hakkında karşılıklı bilgilendirme ve yapılacaklar hakkında görüşlerini aktardılar.
Panelde öne çıkan sonuçlar:
· Kirlilikle ilgili ortak koordinasyon 4 il üzerinden acilen genişletilmeli, mücadele birlikteliği yaratılmalıdır.
· Gediz Nehir yatağı ıslah edilmeli, ağaçlandırılmalıdır. Gediz Nehri'ne paralel atık su kanalı yapılmalı, Menemen İlçesi Maltepe Beldesi’nde arıtma tesisi kurulmalıdır. Evsel ve sanayi atıkları Gediz Nehri’ne dökülmemelidir.
· Kula tabakhaneleri, Turgutlu Organize Sanayi, Bağyurdu Organize Sanayi, Muradiye Organize Sanayi, Akhisar Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nden çıkan atıklar ve atıksular Gediz Nehri’ni kirletmektedir.
· Gediz Havzası üzerindeki tüm illerde (Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir) birinci ve ikinci sınıf arazilerde tarım topraklarında konut ve sanayi yerleri yapılmaktadır. Havzada düzensiz kentleşme ve sanayileşme minimize edilmelidir.
· Tarımda açık sulama kanalları ve vahşi sulama yöntemleri yerine kapalı ve damlama sulama yöntemlerinin uygulanması sağlanmalıdır. Bu konuda kredi ve teşvikler verilmelidir.
· Gediz Nehri’ni kirleten unsurlardan biri olan tarım ilaçlarında denetlemenin yapılması sağlanmalıdır. Vatandaşlar halk sağlığı açısından bilgilendirilmelidir.
Kaynak: www.evrensel.net