Türkiye'nin Denizleri Isınıyor

İklim krizinin etkileri yalnızca hava sıcaklıklarında, kuraklıkta ve aşırı hava olaylarında değil, Türkiye'yi çevreleyen denizlerde de kendini gösteriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) 1970-2025 dönemini kapsayan resmi deniz suyu sıcaklığı verileri, Türkiye'nin dört denizinde uzun vadeli bir ısınma eğilimine işaret ediyor.

Türkiye'nin Denizleri Isınıyor

Veriler, özellikle Marmara Denizi'ndeki değişimin dikkat çekici boyutlara ulaştığını ortaya
koyuyor. Marmara'nın 1992-2002 dönemindeki ortalama deniz suyu sıcaklığı 15,4 derece
iken, 2003-2013 döneminde 15,8 dereceye, 2014-2025 döneminde ise 17,2 dereceye
yükseldi. Böylece son dönem ortalaması, 1990'ların sonu ve 2000'lerin başını kapsayan
dönemin yaklaşık 1,8 derece üzerine çıktı.
MGM'nin 1970-2025 analizinde Marmara'nın bu dönemdeki ortalama deniz suyu sıcaklığı 15,8 derece olarak hesaplanırken, en sıcak yıl 18,6 dereceyle 2019 oldu. En soğuk yıl ise 14,4 dereceyle 1987 olarak kaydedildi.


Karadeniz'de de belirgin yükseliş
Isınma yalnızca Marmara ile sınırlı değil. Karadeniz'in yıllık ortalama deniz suyu sıcaklıklarında da uzun vadeli yükseliş görülüyor.
MGM'nin hesapladığı doğrusal eğilim, Karadeniz'de 1970-2025 döneminde yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığının yaklaşık 0,034 derece/yıl arttığını gösteriyor. Verilerde 2000 yılında 15,5 derece olan yıllık ortalama sıcaklık 2013'te 16,2, 2019'da 16,5, 2023'te 16,8 ve 2024'te 17,4 derece olarak ölçüldü. 2025'te ise yıllık ortalama 16,6 derece oldu.


Ege ve Akdeniz de ısınıyor
Ege ve Akdeniz'de de uzun dönemli ısınma eğilimi bulunuyor. Ancak dört denizin sıcaklık
değişimi aynı hızda gerçekleşmiyor.
MGM'nin 1970-2025 verileri, denizlerin farklı iklimsel özellikleri ve akıntı sistemleri nedeniyle ısınmanın bölgelere göre farklılaştığını ortaya koyuyor. Bu nedenle Türkiye'nin denizlerini tek bir ortalama değerle değerlendirmek yerine ayrı ayrı incelemek gerekiyor.
MGM'nin 2025 iklim değerlendirmesi ise bir başka önemli noktaya dikkat çekiyor: 2025
yılında Türkiye'nin deniz suyu sıcaklıkları uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti.


Denizler ısındığında ne oluyor?
Deniz suyu sıcaklığındaki artış, yalnızca denize girme mevsiminin uzaması anlamına
gelmiyor. Denizler atmosferden büyük miktarda ısı ve karbondioksit emiyor. Bu nedenle okyanuslar ve denizler, küresel ısınmanın önemli bir bölümünü bünyelerinde depolayan sistemler olarak çalışıyor. Ancak suyun ısınması deniz ekosistemleri üzerinde baskı oluşturabiliyor. Sıcaklık değişimleri; balıkların ve diğer deniz canlılarının dağılımını, üreme dönemlerini, besin zincirlerini ve bazı istilacı türlerin yayılmasını etkileyebiliyor.
Marmara gibi kapalı veya yarı kapalı denizlerde ise sıcaklık değişimi, su kolonundaki fiziksel ve biyolojik süreçlerle birlikte değerlendirilmek zorunda.


Marmara neden özellikle önemli?
Marmara Denizi'nin durumu Türkiye açısından ayrıca önem taşıyor. Çünkü Marmara,
Karadeniz ile Ege-Akdeniz sistemi arasında bir geçiş alanı oluşturuyor ve kendine özgü iki tabakalı akıntı sistemi bulunuyor.
Bu nedenle deniz suyu sıcaklığındaki değişim, yalnızca yüzeydeki sıcaklığın artması olarak görülmemeli. Sıcaklık, akıntılar, oksijen düzeyi, besin tuzları ve biyolojik üretim gibi birçok unsur birlikte değerlendirilmelidir.
Son yıllarda Marmara'da yaşanan müsilaj olayları da deniz ekosisteminin çevresel baskılara karşı ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Ancak müsilajı yalnızca deniz suyu sıcaklığındaki artışla açıklamak doğru değil; sıcaklık, kirlilik, aşırı besin girdisi ve deniz koşulları birlikte rol oynuyor. Denizler, iklim krizinin termometresi haline geliyor
Türkiye'nin dört denizinden gelen veriler bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo
açık: Denizler ısınıyor ve bu değişim uzun dönemli bir eğilim gösteriyor.
Marmara'daki değişim özellikle dikkat çekici. Karadeniz'deki uzun dönemli yükseliş de önemli.
Dolayısıyla iklim krizinin Türkiye'deki etkilerini yalnızca termometrelerdeki hava sıcaklığıyla ölçmek yeterli değil. Denizlerin sıcaklığı da değişimin önemli göstergelerinden biri.
MGM'nin 1970-2025 arasındaki verileri, Türkiye'nin denizlerinde yarım yüzyılı aşan ölçüm serisinin artık iklim değişikliğinin denizlerdeki izlerini ortaya koyacak kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Türkiye'nin denizleri yalnızca kıyılarımızı çevreleyen sular değil; aynı zamanda iklim krizinin sessiz termometreleri.

Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 1970-2025 deniz suyu sıcaklığı ve 2025 iklim değerlendirme verileri.