İsmail DUYGULU

İsmail DUYGULU

ofisavukatlik@gmail.com

COP31 ANTALYA: İKLİMİN GELECEĞİNE KİM KARAR VERECEK?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9–20 Kasım 2026'da Antalya'da yapılacak.¹ Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı konferansın başkanlığını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum üstlenecek; Avustralya'nın İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise müzakerelere başkanlık edecek.² İki ülke arasındaki bu görev paylaşımı, COP tarihinde alışılmadık bir model oluşturuyor.

COP31'de emisyon azaltımı, enerji dönüşümü, finansman ve Paris Anlaşması'nın uygulanması görüşülecek. Devlet delegasyonlarına BM kuruluşları, bilim insanları, iş dünyası, sendikalar ve akredite sivil toplum örgütleri eşlik edecek. Ancak müzakere kararlarını taraf devletler alacak.

Fakat Antalya'da başka bir iklim buluşması da hazırlanıyor: Halkların İklim Zirvesi (HİZ).

HİZ, İklim Adaleti Koalisyonu, Ekoloji Birliği ve TÜRÇEP'in öncülüğünde ekolojik ve toplumsal mücadeleleri buluşturmayı amaçlıyor. Dev Maden-Sen, Dev Yapı-İş ve Basın-İş gibi sendikalar da destekçileri arasında. Emek, ekosistemler, haklar, demokrasi, toplumsal cinsiyet ve enerji dönüşümü gibi alanlarda çalışmalar yürütülüyor. HİZ'in internet sitesinde 194 ulusal ve 200 uluslararası destekçi kaydı bulunuyor.³

Bu çeşitlilik, iklim krizinin yalnız karbon salımıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Madenci için iş ve yaşam güvencesi, çiftçi için su ve toprak, kadın için bakım yükü ve eşitsizlik, genç için gelecek, kentli için barınma ve sıcaklık, yerel halk için maden ve enerji projeleri üzerinde söz hakkı aynı ekolojik sorunun farklı yüzleri.

HİZ'in hazırlıkları da yalnız Antalya'da yürümüyor. Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinde, ekoloji mücadelelerinin verildiği alanlarda buluşmalar ve gençlik çalışmaları düzenleniyor. Hedef, yerel ekolojik mücadelelerin deneyimini Antalya'ya taşımak. HİZ, 14 Kasım'da Antalya'da yürüyüş ve küresel eylemler; 15–18 Kasım'da ise Halkların İklim Zirvesi buluşmaları düzenlemeyi planlıyor.⁴

Bir tarafta devletler müzakere edecek. Uluslararası kuruluşlar, uzmanlar, şirketler ve sivil toplum temsilcileri resmi sürecin çevresinde yer alacak. Karbon tonlarla ölçülecek, finansman milyar dolarlarla hesaplanacak, ülkeler yükümlülüklerini pazarlık edecek. Öte tarafta iklim krizinin gündelik sonuçlarını yaşayanlar söz söylemeye çalışacak.

Bu iki süreci karşı karşıya koymak gerekmiyor. Küresel iklim krizi devletlerarası anlaşmalar olmadan çözülemez. Montreal Protokolü’nün başarısı bunun mümkün olduğunu gösterdi. Paris Anlaşması'nın sıcaklık hedefi ve ulusal katkı sistemi de küresel ortaklığı kurmaya çalışıyor.

Devletlerarası müzakereler gereklidir; ancak iklim politikalarının demokratik niteliği, karbonun ne kadar azaltılacağı kadar kararları kimlerin aldığına da bağlıdır.

Bir maden açıldığında suyunu kaybeden köylünün, termik santralde çalışan işçinin, sıcak hava altında çalışan kuryenin, kuraklık yaşayan çiftçinin, selde evini kaybeden yoksulun, geleceği hakkında kaygı duyan gencin bilgisi yalnız bilimsel raporların “etkilenen nüfus” hanesine yazılamaz.

Onların söz ve karar hakkı vardır.

Dinlenmek, karar vermek değildir. Madenlerin, enerji yatırımlarının, suyun ve toprağın geleceği belirlenirken orada yaşayanların iradesi etkili olmalıdır. Enerji demokrasisi ve adil dönüşüm, teknolojinin yanında üretim ve yaşam üzerindeki karar ilişkilerinin de değişmesini gerektirir.

Antalya'nın önemi yalnız COP31'e ev sahipliği yapmasında değil, aynı kentte iki sorunun yan yana sorulmasında: Devletler dünya için neye karar verecek? Halklar kendi yaşamları hakkında nasıl karar verecek?

İklim krizinin çözümü bu iki alan arasındaki mesafenin büyümesinde değil; bilimin bilgisini, uluslararası işbirliğini ve toplumların demokratik karar gücünü aynı zeminde buluşturabilmekte.

Antalya'da dünyanın sıcaklığı konuşulacak. Halkların İklim Zirvesi ise başka bir şeyi hatırlatıyor: Geleceğin yalnız sıcaklığı değil, kimin söz sahibi olacağı da belirleniyor.

 

DİPNOTLAR:

1. COP31'in tarihi ve yeri: Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), COP31 resmî konferans bilgileri. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da yapılacağı duyurulmuştur.

2. Türkiye–Avustralya görev paylaşımı: Avustralya Hükûmeti, İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanlığı, COP31 bilgilendirmesi. Türkiye'nin konferansa ev sahipliği yapacağı ve konferans başkanlığını Murat Kurum'un üstleneceği; Avustralya'nın ise Chris Bowen aracılığıyla müzakerelere başkanlık edeceği belirtilmiştir.

3. Halkların İklim Zirvesi'nin destekçi kuruluşları: Halkların İklim Zirvesi, Destekleyen Kuruluşlar, https://hiz2026.org/destekleyen-kuruluslar/ (erişim: 27.10.2026). İnternet sitesinde 194 ulusal ve 200 uluslararası destekçi kaydı yer almaktadır. Liste güncellenebilir; kayıtlar tekilleştirilmiş kuruluş veya kesin katılımcı sayısı olarak değerlendirilmemelidir.

4. Halkların İklim Zirvesi'nin Antalya programı:Halkların İklim Zirvesi, Antalya 2026 programı. 14 Kasım 2026 tarihinde Antalya yürüyüşü ve küresel eylemler; 15–18 Kasım 2026 tarihlerinde ise Halkların İklim Zirvesi buluşmaları duyurulmuştur.